Eleştiri - Yorum Kategorisinde ki Yeni Gönderiler

Vampir filmleri hakkında ki düşüncem; sürekli aynı şekliyle önümüze sunulmasından dolayı rahatsızlığımdır diyebilirim.
Var olan hemen hemen tüm vampir filmlerinde hep aynı konu işlenir, bir şekilde birileri vampirleşmiş ve insanoğlunu emmeye, gömmeye niyetlenmiş kan emiciler ortaya çıkar, tam o sırada insanoğlunun en karizmatik yada en taş hatunu  işleri bir şekilde yoluna sokar, sonuç! insanoğlu büyük bir [...]

Yazar :
Okunma :
43

Dünya’nın en iyi babası…
Nedense komedi oyuncularını hep dram oyuncularına yakıştırırım.
Mesela “Jim Carey” mükemmel bir dram oyuncusudur benim için
Keza Robin Williams da buna dahil.
Tamamen sıradan olayların süre geldiği bir film ile karşımıza çıkıyorlar.
Onlarca deneme , roman vs. yazmasına rağmen bir türlü başarıyı elde edememiş bir yazar olarak yaşamını sürdüren babamızın ergenlik dönemlerini son derece kötü [...]

Yazar :
Okunma :
98

Ve insanoğlu gerçeğini gözler önüne seren yepyeni ve benzeri olmayan eşsiz bir James Cameron eseri…
Film öyle bir öykülemeye sahip ki, bittiğinde -keşke ben de orada yaşayabilsem- dedirtiyor.
Filmin başlarında konuya hakim olunamadığından dolayı kopukluklar yaşandığını düşünüyorsunuz, ancak James Cameron analizlerini o kadar iyi uyarlamış ki filme, her geçen dakika da biraz daha yorumlamaya devam ediyorsunuz bu [...]

Yazar :
Okunma :
80

İlginçtir ki izlemediğim bir Türk filminin bu kalitede bir kurguya sahip olması beni oldukça etkiledi.Başta Haluk Bilginer olmak üzere karakterlerin film ile bütünleştiğini söyleyebilirim.

Yazar :
Okunma :
182
Deneme - Yazı Kategorisinde ki Yeni Gönderiler

… size mutluluklar diliyorsa, korkmalısınızdır;
çünkü hiç bir kadın, mutlu değilken bir başkasına bunu gönülden dileyemez!
tek sebebi üstlendikleri misyondan dolayı, yani her zaman sizi düşünüyor görünmelidirler.
sadece sizin iyiliğinizi istiyor olmalıdırlar…
yazık ; bazen siz erkeklere gerçekten çok acıyorum…
o kadar aptalsınız ki; öyle hemencecik inanıyorsunuz; tamam içinizde ” inanma! ” diyen bir ses var ama
hiç bir zaman bizim [...]

Yazar :
Okunma :
79

Sıkabasa doluyum bugün..
Nedendir bilmiyorum ama sürekli bir yerimden uydurduğum bu tür kelimeler belki de bir gün Türkçe’de yer bulacaktır
Hatta bir metro yolculuğunda bir iki veledin konuşması sırasında duyacağım ve “ahaa benim kelimeyi telafuz etti” deyip bundan haz duyacağım
Tabi ki saçmalıyorum da… Neden olmasın ki?
Geçenlerde çerez bir arkadaşla görüştüm, çerezliği şurdan [...]

Yazar :
Okunma :
166

Başarıyı yazmak kolaydır,
hele ki “ne zorluklara katlanarak” gelmişse insan bir yere…
biraz duygu sömürüsü, biraz cesaret ve biraz şansı, inancı anlatırsın,
anlattığını değil de! başarını alkışlar insanlar…
Başarısızlığı yazmak zordur,
hele ki “ne zorluklara katlanarak” gelememişse insan bir yere…
ne duygu sömürüsü ne cesareti ne de şansı yaver gitmemiştir elbet,
ve başarısızlığına değil de! anlattığına üzülür insanlar…
Bugün herhangi bir otobüs durağında [...]

Yazar :
Okunma :
113
Zırvalar Kategorisinde ki Yeni Gönderiler
vakti yerindedir
16/02/2010

yine kırmızı bu şarap! bitti biliyorum..
fon-da “dss-ayrılık”… daha da arkasında, ezan sesi…
yine üç paketten fazlası var kültablasında, iyisi mi ? hala sigaram var…
sorun şu ki; ne içtikçe sentetik zamanlara kangren ayaklar basıyorum,
ne de yıllar sonrası için bir umut besliyorum.
hepsi, hala birer yalan…
en mükemmel sandıklarımı, birer sandığa doldurup , üzerini toprakla kapatıyorum…
yanıltmasın sizi; öyle çok da [...]

Yazar :
Okunma :
65

muzipliği bir kenara, yaramazlığı da kendinden oldukça bahsettirecektir, her ne kadar tozlu bir rafın;
siyah ciltle kaplanmış griye çalan fotoğraf albümünde gizli-saklı kalmış , fotoğrafçı meziyetinden yoksun karelerde anılaşmış olsa da ;  yine bir şekilde kendini hatırlatmayı bilecek, o çocuk!
tam sırasında! tam da ellerini çekecekken yüreğinden, hangi yüzyılda yaşamış olabileceğini bile kestiremediğin ünlü şahsiyet edasıyla , [...]

Yazar :
Okunma :
73
sahibi sensin !
10/02/2010

umut,  öyle dört harflik bir kelime değil,
yaşamaya adayacaksın onu, tüm inançlarınla besleyeceksin…
demem o ki; hiç bıkmadan, yılmadan kollayacaksın,
tamam, arada sırada gözden geçireceğiz elbet;
ancak, hiç bırakmamak gerekir peşini…
umut, öyle hafife alınamaz!
büyük bir hassasiyetle titreyeceksin üzerine…
sapasağlam, dimdik duracaksın arkasında sözlerinin!
güç alacağın tek şey o olacak belki…
belki de bir çocuk gibi ağlayacaksın,
kimse tutmayacak elini, kimse de aramayacaksın;
gideni!
ve hiç [...]

Yazar :
Okunma :
65
kokusuz ten
08/02/2010

sadece yalanlara değil;
acıya da duyarsızlaşır insan zamanla…
hep kaçmak istediklerin başucundadır çoğu zaman,
zaten kaçtıklarımız hep bizim değil midir?
elini uzatsan çekip çıkarabilecekmişsin gibidir umut,
oysa ki hiç de tahmin ettiğimiz gibi çıkmaz, çıkmadı hiç bir taşın altı…
yine de altına koymak gerekir eli.
sadece inandıklarını değil;
hayallerini de kırar insan zamanla…
tam huzuru buldum derken; geçmiş elini yakandan bırakmaz bir türlü,
çünkü en [...]

Yazar :
Okunma :
62

hazımsızlık, mide krampları, soğuk terleme, kısık bir ses, ürperti,  ağzına kadar izmarit dolu kocaman bir kültablası,
sesi kulaklarımı tırmalayan şarkı, yorgun bir beden, suskun bir ruh…
beklentileri bir kenara bırakıp, sadece yargıladım bugün!
meğer ne kadar da müebbetteymişim…
vaziyetin ilginç yanı;  sürekli aftan yararlanan çirkin bir yüzüm var.
kimisinde de firariyim, kime ne?
yargıç da benim! suçlu da!
sakinleşmeliyim, soğuk çayımdan bir [...]

Yazar :
Okunma :
57
analitik travma
29/01/2010

bir kadın için sevgi – aşk , palavra, öfkesi herşeyden üstün gelecektir elbet…
o yüzden , acıya pek güvenme, tahammül edemediği yerde en kolay vazgeçenler de onlardır…
gitmesini siz erkekler değil; en iyi onlar bilirler…
hem de öyle sinsice bilirler ki; siz son kez bile gelseniz; o bir şekilde çıkartacaktır acısını.
hiçe sayacaktır tüm yaşananları, tek bir an için [...]

Yazar :
Okunma :
89


yine gece olur, bir bahane bulur, bir söz duyar ;
bir ses eder, sigara ucunda umut bu kadar olur…
yine bir şekilde karanlık vurur aydınlığı!
hem siz değil miydiniz!  ‘ karanlık yoktur, aydınlıktır onu var eden ‘ diyen!
evet, evet sizdiniz! yüzlerinizi hatırlamıyor olmam bir şeyi değiştirmez…
sizdiniz gerçeğe inat yalanlar türettiren!
bir bağ var içimde, salkım salkım üzümler…
hem ne diyordu [...]

Yazar :
Okunma :
88
bir sıla vakti…
27/01/2010

kendini daha fazla suçlama diyordu çocuk,
daha fazla suçlama n’olur!
sen er yada geç doğrusunu yaptın! ama yaptın!
bu kadar harap etme kendini… bu kadar hiç sanma benliğini…
hem unutma. seven gitmesini de bilmeli…
kim bilir günlerden ne…
“dün ninli söylerken, bugün ağıt yakarmış insan…
ne kadar da zormuş, bir seviyi anlamak…
bugün sen gülüyorsun ya! yarın sen ağlayacaksın’
bir ah değil ki, yüzlercesi [...]

Yazar :
Okunma :
79
olmak yeniden
24/01/2010

ne kadar susarsan sus!
hatta sus! anlatma hiç bir şey!..
bak ellerim de tüm vücudum gibi taş kesti… oysa ellerime bakıpta “bir baksa , dokunsa,  ne kadar da çok sever” derdim…
yastığım ve sen…
her seferinde yastık üstü cümlelerle geçirdiğim günlerimi özler miyim sanıyorsun?
hayır… artık sadece yastık altı cümleler kuruyorum… anlamıyorsan da susuyorum!
zaten biliyorum, hiç bir zaman gerçekleşmeyeceklere inandım! [...]

Yazar :
Okunma :
85

sigarayı üç pakete çıkardım…
olsun be güzelim olsun, n’olacaksa olsun!

geceler şahit yalnızlığımıza,
o en çok beklediğimiz, istediklerimiz
birer yanılsamadan ibaretken,
en çok gündüzleri yaşayanlara borçluyuz kederi…
onlar, bir mutluluğun peşinden koşabilecek kadar güçlüyken,
biz, bir karanlığa mahkum ettik herşeyimizi…
hem gizlemedik de kaybedişlerimizi..
alenen, herşeyi ortaya koyabildik, ruhsuz cesaretimiz saolsun!
öyle ya onlar uyumadan önce bed-dualarla lanetlerken bizleri,
biz biraz daha sessizliğe gömüldük…
bilsinler istedim! bilsinler…
kazanan [...]

Yazar :
Okunma :
84
dayan be umudum
01/01/2010

- sen de çekip gitme, dayan be umudum!
“hoşgeldin 2010″ yazıyordu ankara sokaklarının dört tarafında, camekanlar suni kar beyazıyla , ışıl ışıl parlıyordu gecenin bir vaktinde…
onlarca insan dolaşıyordu, kimi şeytan şapkalarıyla, kimi eğlencenin dozunu kaçırmış avazı çıktığı kadar bağırıyordu..
kimisi de sıcak bir sevgili eli, sıcak bir aşk kokusuyla beraberdi…
bense bir başıma  olan biteni en [...]

Yazar :
Okunma :
121
senaristi farklı
25/12/2009

-hiç bu kadar büyük pasta görmemiştim.’ dedi küçüğüm,
dirseklerini dayamıştı masaya, o kadar tatlı görünüyordu ki…
ayağında , üç-beş numara büyük pembe pabucları vardı,
bir askısı sıska omzundan sarkan mavi tulumuyla, şirinlere benziyordu.
kumral uzun saçları, perçem perçem yüzüne değiyordu,
cam mavisi gözlerini yummuş, mumları üflemeyi bekliyordu..

- 3
- 2
- 1
- İyi ki doğduuunnn…’
onu hiç bu kadar mutlu görmemiştim…
doğrusu mu ? [...]

Yazar :
Okunma :
91
haykırırsın!
20/12/2009

İlk önce inkarla başlar, hiçe vurana dek sürer…
En dibidir gözünün gördüğü…
Aydınlık yada Karanlık olması bir şeyi değiştirmez…
Öylece damarlarına işler, kokusunu bile duyamaz olursun.
Durursun işte öylece!
Eski bir kutunun içinde bulursun bazen onu!
Böyle ,- bu da neymiş” iç güdüsüyle açarsın,
eski bir mektuptur bazen bir çakıl taşı,
belki de bir şarap mantarı…
yine de , dibini bir koklarsın, o andır [...]

Yazar :
Okunma :
129

Bir daha açar mı diyordu   “karanfil” korkusuz?
Bir daha uçar mı güvercin şehirde?
kimbilir… belki de çok güvercin uçurdum ellerimle…
Özgürlük istiyordum onlara. kendi esaretimi hiçe sayarak!
Bitti , bu Son İstanbul !

Yazar :
Okunma :
143
WsWs
16/12/2009

Saat 01:23 …
imkansız bir aşk zırvası…
anlatacak hiç bir şey yok..

Yazar :
Okunma :
111

Ve umut ettikleriniz, bir çığ gibi düşer üzerinize…
Siz kaçarsınız, o durmaksızın hızlanarak koşar ardınızdan…
Oysa ki öylece durup! onu bekleyebilenlerden olmak ,  gelecek sonu kabullenmek demek değildir.
Bir cesarettir ki; göze aldığınız şey sizi sonsuza kadar yüceltir…
Değil mi ama? Ne beklediğinizi bilmek en güzelidir…
Bazen gideni döndüremediğiniz gibi, yapacak birşeyiniz de yoktur…
Pişmanlık, sadece vicdanınızın size oynadığı tek perdelik [...]

Yazar :
Okunma :
125

ve göz yaşlarıyla temizlenemedi ruhumuz..
arkaya dönüp baktığımızda, izlerimizin kayboluşunu izledik.
bir an için durup el uzatamadık gidenlerimize..
hiç bir sancı doğurmadı bizi,
kaderimiz bizi seçmişti…
zaman, bir kapının anahtar deliğinden geçen sigara dumanı gibi kısaydı…
ağıtlarımıza an’ın prangalarını vurmuşken, toprağa yüz üstü gömüldük…
aşk iniltilerimizde, sarhoşluğumuzda ve vazgeçişlerimizde yüz buldu.
işte nankörlük baş gösterdi!
inançlarımızı , inanmayanlara gösteriş için besledik..
büyüttük, evet büyüttük bir [...]

Yazar :
Okunma :
124
iftihar-ı intihar
06/12/2009

iftihar-ı intihar
Gece bu saatte ne işin var kendinle ?
Uzun zamandır ilk defa yaşam belirtisi izlerini gördüm, hani çok umursadığımı söyleyemem ama orada öylece duruyor ve bir şeylerin geçtiğine inandırıyorcasına yaşıyor taklidi yapması da ne anlama geliyor?
Bilmem kaçıncı defa yineleyerek , salak saçma hayallerime odaklanıyor triplemelerim kendimle boğuşmalarıma ne zaman ara verebileceğim konusu gün geçtikçe daha [...]

Yazar :
Okunma :
113

Yakıyor soğukluğu ateşin, irkilmiş vücudumu,
bir boşluktan öte bu içimde ki!
sanma ki asılı düşlerim yüreğimde!
gidecek yol yakınken, ölmelere ne hacet!
sırf vuracak diye namlu ucunda hayallerim,
sırf ölecek diye işte!
öldürürse neye yarar ki…
biz bir mağlubiyetin çocuklarıyız,
bozguna uğramış, detone tınılar eşliğinde
söylerken her bildiğimiz şarkıyı,
vazgeçilen, bir ömürdür hiçten gelen…
dibine bakmaya gerek yok, karanlıktır bilirsin..
ışık sana gece, aşka gebedir ayın şavkında!
yine [...]

Yazar :
Okunma :
132
zira aşk
06/12/2009

zira aşk; dudaklarımıza alamadığımız bir kelime çığı altında kalmakmış,
ki bulutlara hasret , ninni sakinliğinde sıkmakmış şakaklarına!
gözlerini kırpmadan, dalmadan uzaklara!
h. demir.
05:12 – 6/10/2009

Yazar :
Okunma :
139
bir kuş kadar
06/12/2009


Bir kuş kadar hafif olabilmeyi, uçamayanlar diler.
Peki, hiç bir kuşa sordunuz mu;
kolları yokken;
gagasıyla tutunmanın huzursuzluğunu?

01:45 – 30/5/2009
Demir.

Yazar :
Okunma :
97
Soğuk Kan
06/12/2009


ama olmuyor..
ama anlamıyorsun.!
bakmıyorsun eline… dalsan da en dibine;
bir avuç kum tanesi dökülür gözlerimden…
güldüm bak;
yine pis bir kahkahayla patlattım;
kırık tirbüşonla kırmızı Cumartesi’ni…
kan tadı bıraktı damakta…
-oo baya eskiymiş bu …”
-bir kadeh daha alabilir miyim? ağzına kadar dolu olsun lütfen.!
-baş üstüne.! baş üstüne efendim.

demiR.
05:28 – 20/3/2009

Yazar :
Okunma :
112
Kandırıkçı
06/12/2009

yine takılır yüreğime “Yusuf” un sesi;
“Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun.! “..

ciğerime işler her bir şarampol parçası!
deliyor… deldi geçti işte be.!
ve sen hiç bir göze değmeyecek sözleri
sarf ederken hünharca.!
ezilip kalmışım hep inadına aşk’a!
şimdi bir çift söz söyle ister gönül!
bir feryadı ne kadar bastırabilir,
yada ne kadar sarabilir, çırılçıplak kalmış istikrarım.!
dibine bakmış ve [...]

Yazar :
Okunma :
101

“san’ki düzülmüş kadınlar, bünyende ki fahiş’e inançlar…”
aynen öyle
Demir.
01:21 – 15/2/2009

Yazar :
Okunma :
101
Acıma!
06/12/2009

..
.
hadi bozguna uğrat beni.!
hiç gidilmemiş bir şehrin, hiç duymadığım köhnesine,
inceden bir mum yak.!
hafiften ölüşünü seyret yanan alevin..
bırak, hiç yaşamadığımız gibi kalsın her şey…
darmadağınık, kırık dökük, paslı-kirli, sıska, kesik ama kanamayan, çalınan ama duyulmayan-cılız…
bırak her şeyi!
bırak ve git.!
.
..
herşey biraz daha eskiyor… ve hiç bir yeni gün, yeni bir umut doğurmuyor ruhuma.
bu bir aşk hikayesi değil…
bir aldatılış [...]

Yazar :
Okunma :
97
Sobe!
06/12/2009


çok uzak değil…
20dk.. bilemedin yarım saat işte…

bir rüyaya uyandın dün gece…
oldukça anlamsız kelimeler sarf ettin… sanki az sonra anlatacakların çok farklıymış gibi
gözlerine baka kaldım… seni dinledim sessizliğimde…
hani hiç tanımadığın, ama hep tanıdığın biri vardır ya…
hiç dokunmadığın, kokusunu her daim soluduğun…

bilemiyorum… neler yazmalıyım…
kime ne anlatmalıyım.?
kendime ne sözler vermeliyim…
“sizleri çok özledim” diyebilmek isterdim mesela…
son kez olsa da [...]

Yazar :
Okunma :
101
ben de kırdım!
06/12/2009

..
.
hafif ağrılı cinsel ilişki, sigaramı yaktıktan sonra anlıyorum…
az önce içimden fışkıran binlerce sperme rağmen,
ben hala işin dalgasındayım “-yine bilmemkaçmilyonluk çocuklarımı öldürdüm…” …
ben katilim!
vücudumu kaldıramayacak kadar ağır hissediyorum kendimi, kollarım sanki günlerdir tonlarca şey taşımışçasına hafif, havada duruyorlar… hatta kukla olduğumu gizliyorum sizlerden… o ipleri sizde görmezden gelirseniz sevinirim…  ne kadar süredir nefes alamadığımı bilmiyorum ama,   [...]

Yazar :
Okunma :
81
Sinestik
06/12/2009

Neydi; ne olabilirdi.!
Bir sigara yak.!
Bekliyorum…
.
.
.
Vurdum duymaz bir tanrı.
Ne yapacağı belirsiz, oldukça kirli…
Sakindir sıklıkla, kafasına sıktığı da olur…
Çürümüş bedeni; dişleri en çok da…
Hangi el, ne kadar yumuşak el bulsa, biraz daha nasırlaştırır diğerini…
Kötülüğü de o ayarda..
Sağır hem.!
Hem de kör.!
Bak yine rahatsız etmeye mi geldi bu kedi.?
Ne diye tüylerini kabartıp bakıyor bana.?
Sömürebileceği bir duygu kalmamışken bünyemde…
O da [...]

Yazar :
Okunma :
87

İçine at beni, kalbindeyse o dipsiz kuyu…
..
.
Namlu ağzında, duvara asılı tabloya takılı gözlerini yumdu…
O hep hayalini kurduğu, toprak yollu, göl kenarında, sandalına oturmuş ahşap evine bakıyordu….
Ağaçların rüzgarla sevişen yaprakları tüm vücudunu sarıyor,  hışırtı dışında hiç bir şeyi duymuyordu…
Kadın, evin dışarıya açılan kapısına yavaş adımlarla yürüdü, kapıyı açarken arkasına dönüp yumuşak bir sesle;
“-Eyy Adam! Senin hiç [...]

Yazar :
Okunma :
85

O hep yokken hiçti…
..
.
Bir bir, döküldü içinden, o içine hiç almadığı gerekçeleriyle gerçekleri…
Her kaçışı firar değildi olduğu yerden,bir umuttu hayata bağladığı…
Ve çok zordu, olmak istemediği kadar,
olma zorunluluğu…
Her daim, hastalık oldu ruhu bünyesine, ve acısı paylaşarak değil,
bulaştırarak acıyordu… Oysa ki bulaşıcılığından bile emin değildi…
Hiç de değildi…
Arzularına hükmedilmiş, hayallere, sorulara yanıt arayan her bedene;
biraz yokken hep var [...]

Yazar :
Okunma :
83
Hicivli Denklem
06/12/2009

bir anka kuşu gibi anne kendimi külümden yarattım..
bu geldi aklıma şimdi
ne çok severim…
.
.
üzülüyorum bol bol…
içimde bitmiş bir çok şeyin külleri…
her buz dağına sarılışım…
bir kıvılcım umududur…
.
.
Kurduğum cümlelerin ardı arkası elbet kesilecektir; bir gün bitecektir…
O suskun halime dönüşüm, toprağın sıcaklığıyla sevişip, soğukluyla can bulacaktır elbette…
Hatta bir matemi; en oyun havası halinde dinleyecektir, arkasına bakılmaz gidişlerin egolarıyla yarattıkları [...]

Yazar :
Okunma :
97
ihaneti asla
06/12/2009

Gördüm kendimi…
Az önce, mumyalanmış bedenimi sarmalayan ikinci sınıf bandajları yırtıp attım…
çok uzun sürmedi çürümüşlüğüme şahit olmam…
Uzun gecelerde bir bardak şarap içip, mum ışığının oyunlar oynadığı cam kenarında ki duvar parkı unutulabilir, belki bir başka akşama, başka bir şarap bardağıyla devam edilebilirdi, her biri yarım kalmış kalitesiz şarap şişelerine…
Ama hiç biri, bir önce ki mum ışığı [...]

Yazar :
Okunma :
91
Sakın Susma
06/12/2009

..
.
Sesin soluğumda… Bekliyorum…
bu…
Bu yalnızlık da neyin nesi?
Uçurumda bıraktığım küçük prensesin sesi miydi az önce çınlayan?
Yargısız infazlara sebepsiz kimyasal denklemler kuruyorum bünyemde…
Hangisi birazdan uykuya götürecek beni?
Ya da hangisi güneşin beyazlığına enjekte edilmiş ruhsuz susuzluğumda can bulacak?
Az önceydi; gözlerimin fersiz  bakışlarında gördüğüm düşün…
Az sonraydı; arkasından bakamadığım gidişin adım adım…
Yağmurun ıslar;
Ve ben oradaydım… Senliydim az önce…
Sessizliğime gidişim adım [...]

Yazar :
Okunma :
96
Tanışma
06/12/2009

Bitirişler de Tattım,
boktan ayrılıkların, sebeplerine bozduğum yeminlerin;
Bakiriyeti üç kuruşa satılmış Sevgi Oyunlarında,
Aşkı…
23:30 – 25/6/2008
Demir.

Yazar :
Okunma :
94
Umut “suzluk”
06/12/2009

Ayrılık Sancısı Asılı Boynumda…
Bir Ayağım Çek Git’in Peşinde…
Diğeri “Kal Sevdiğim”i Beklemekte…
Yüzünde ki Son İfade de…
Vurdum Kapıyı Yüzüme…
19:01 25 kasım 2008
Demir.

Yazar :
Okunma :
87
Vaziyet
06/12/2009

Öğretilmişliğin, tasması asılı boynumuzda:
Biri terapist, diğeri ateist…
Tanrıyı anlamaktır, asıl ibadet…
Oysa ki işlenmiştir, dinci beyinlerden
Akıtılmış genlere, düşünmenin yasaklığı…
21.51 C.ertesi 06.10.06
Demir.

Yazar :
Okunma :
77
Sıska Yumurta
06/12/2009

Sıska Yumurta.
Hangi tarihi anlatır zaman dediğimiz zırvalık…
bir şeye bir şeyler kondurmak değil ki amaç,
dokundurmaktır belki de en sinirli nöronlara sinirlenerek…
karşı koyulmaz doruklarında bir orgazm iniltisi gibi…
kivi tadında, çikolata kıvamında
bir kadını sevmek, bir kadını becermek
seri numarası uyuşmayan bir çift ayakkabı gibi;
biri genişlemiş-genleşmiş sürtünmeden, biri az önce bakire…
etiketi yırtıp atmak korkaklığında;
sıska yumurtalıklarında beslediği çocuklarını
bir bir öldürmek, çıplaklığı [...]

Yazar :
Okunma :
96

Başarıyı yazmak kolaydır,
hele ki “ne zorluklara katlanarak” gelmişse insan bir yere…
biraz duygu sömürüsü, biraz cesaret ve biraz şansı, inancı anlatırsın,
anlattığını değil de! başarını alkışlar insanlar…
Başarısızlığı yazmak zordur,
hele ki “ne zorluklara katlanarak” gelememişse insan bir yere…
ne duygu sömürüsü ne cesareti ne de şansı yaver gitmemiştir elbet,
ve başarısızlığına değil de! anlattığına üzülür insanlar…
Bugün herhangi bir otobüs durağında [...]

Yazar :
Okunma :
113
Sıska Yumurta
30/11/2009

Sıska Yumurta.
Hangi tarihi anlatır zaman dediğimiz zırvalık…
bir şeye bir şeyler kondurmak değil ki amaç,
dokundurmaktır belki de en sinirli nöronlara sinirlenerek…
karşı koyulmaz doruklarında bir orgazm iniltisi gibi…
kivi tadında, çikolata kıvamında
bir kadını sevmek, bir kadını becermek
seri numarası uyuşmayan bir çift ayakkabı gibi;
biri genişlemiş-genleşmiş sürtünmeden, biri az önce bakire…
etiketi yırtıp atmak korkaklığında;
sıska yumurtalıklarında beslediği çocuklarını
bir bir öldürmek, çıplaklığı [...]

Yazar :
Okunma :
100

© 2006 - 2010 YazDostum! Blog , FotoBlog, VBlog, Eleştiri, Yorum, Metafor - Ücretsiz Blog Siteniz …. Tüm Hakları siteye aittir.

Wordpress | XHTML | CSS | Yazılar (RSS) | Yorumlar (RSS) | Sitemap